Düzensiz Adet Kanamaları

Düzensiz Adet Kanamaları

Kadınların kadın doğum uzmanlarına  en sık başvurduğu şikayet. Rahim alınma ameliyatlarının (histerektomi) en sık sebebide düzensiz adet kanamalarıdır.

Tanım

Menometroraji: Adet kanamasının 7 gün ve daha fazla sürmesine menoraji adı verilir. Ortalama adet janaması 40 ml. dir. Genellikle 80 ml ve üzeri olan adet kanamalarında kansızlık gelişir. Adet dönemi dışında olan her türlü kanamaya metroraji adı verilir. Adet ortası dönemde görülen az miktardaki kanamalar östrojen hormonunun azalmasına bağlı olan fizyolojik kanamalar olabilir. Rahim içi araçlar metroraji sıklığını arttırır. rahim urları, rahimde polip (et parçası), adenomyozis gibi rahim hastalıkları menometrorajiye neden olan en sık görülen patolojilerdir.

Adenomyozis Rahim iç tabakasını oluşturan endometriuma ait bezlerin ve stromanın, rahim orta dokusu olan ve kas tabakasından oluşan myometrium içine doğru yayılması sonucu meydana gelir. Bu kadınların çoğu doğum yapmış ve 40 – 50 yaş arasındaki kadınlardır. Adenomyoz olan kadınlarda düzensiz adet kanamalarının dışında, adet döneminde sancı ve ilişki sırasında ağrı olabilir. Bu hastalarda Rahim normalden büyük ve muayene sırasında ellendiğinde ağrılı ve hassastır.

Hipertiroidizm (Tiroid hormonunun aşırı salgılanması) nadiren adet düzensizliğine neden olur. Genelde sık adet görme veya aşırı adet kanamasına neden olur. Hipotiroidizm ise hipertirodizmden farklı olarak daha fazla oranda adet düzensizliğine neden olur. Özellikle adet görmeme veya tam tersi sık ve ara kanamalar şeklinde kanama düzensizliği yapar.

Kan pıhtılaşma problemleri olan bayanlarda adet düzensizlikleri ile karşılaşılabilinir. Özellikle düzensiz adet kanamasına neden olabilecek myom, yumurtalık kist gibi durumlar saptanmaz ise kan pıhtılaşma problemleri akılda tutulmalıdır. Özellikle kanama düzensizliği olan genç kızlarda daha sık oranda bu sebep vardır. Özellikle von Willebran hastalığında düzensiz adet kanamaları ile sık oranda karşılaşılınır.

Tüplerin bağlanması durumunda bilinenin tam tersine adet kanama miktarında azalma ve süresinde kısalma olur. Tüplerin bağlanmasının adet düzensizliğine neden olduğuna dair bilimsel bir kanıt yoktur.

Nedeni bilinmeyen adet düzensizliği en sık karşılaşılan düzensiz adet kanama nedenidir. Myom, yumurtalık kisti, adenomyozis gibi nedenler genelde yoktur. Prostaglandin denilen hormone benzeri maddelerin düzensiz salınımı sonucu geliştiğine inanılır.

Disfonksiyonel Rahim Kanamaları adet döneminde siklusu sırasında yumurtlama olmaması durumunda gelişir. Bu hastalarda yumurtlama olmadığı için, normal yumurtlama görülen kadınlarda saptanan göğüslerde dolgunluk ve hassasiyet, adet sancısı ve duygu durum değişiklikleri genelde saptanmaz. Bu hastalarda tahmin edilemiyen adet düzensizleri olur. Disfonksiyonel Rahim kanamaları ilk adetten sonraki ilk yıl ve menopoza girmeden önceki yıllarda sık olarak meydana gelir ve genelde ileri incelemeye gerek yoktur. Fakat yumurta hücrelerinin erken tükenmesi, androjen hormonunun yükselmesi gibi durumlarda da karşılaşılabilinir. Özellikle kıllanma ve sivilcelenme şikayeti artışı ile başvuran kadınlarda polikistik over sendromundan şüphelenilmelidir. Hiperprolaktinemi, hipofiz bezinden prolactin hormonunun fazla salgılanması durumudur. Bu durumda yumurtlama genelde olmaz ve adet düzensizlikleri oluşur. Ayrıca psikolojik ve fiziksel stress durumlarında, hızlı ve fazla kilo kayıplarında, aşırı spor ve egzersizlerde disfonksiyonel Rahim kanamaları görülebilinir. Uzun süreli anovulasyon (yumurtlamama) sonucunda hastalarda Rahim kalınlaşması ve tedavi edilmediği durumlarda rahim kanseri gelişebilir. Bu kadınlarda Rahim kanseri geliştirme riski 3 kat artar.

Tanı

Düzensiz adet kanamalarını, yumurtlama olmama sonucu meydana gelen disfonksiyonel Rahim kanamalarından ayırt etmek genelde zordur. Serum progesterone düzeyine bakılarak bir kadında yumurtlama olup, olmadığı tespit edilebilinir. Düzensiz adet kanamaları olan kadınlarda anatomic nedenler araştırılmalıdır. Jinekolojik muayene ve ultrason incelemesi ile Rahim içindeki myomlar ve yumurtalık kistleri tespit edilir. Fakat Rahim iç tabakasında bulunan myomlar ve polipler kolay tespit edilemez. Bunların tespiti için yüksek çözünürlüklü ultrason cihazları dışında histeroskopi denilen Rahim içinin özel bir kameralı alet ile bakılması gerekebilir. Histeroskopi hem Rahim içindeki myom ve polipleri tespit etmenin dışında, hemde bunların kesilerek alınmasında yani tedavide faydalıdır. Adenomyoz tespitinde jinekolojik muayene ve ultrason her zaman yararlı olmayabilir. MR incelemesi adenomyoz tanısında en etkili yöntemdir. Düzensiz adet kanamaları olan tüm hastalarda tiroid hormone değerlerine bakıp anormallik olup, olmadığı araştırılmalıdır. Yukarıda anlatılan bulguların olmadığı hastalarda kanama pıhtılaşma sistemi bozukluğu mutlaka araştırılmalıdır. Bu durumda protrombin zamanı, parsiel tromboplastin zamanı, trombosit sayımı ve fonksiyonlarına bakılmalı. Von Willebrand hastalığının araştırmasıda mutlaka yapılmalıdır.

Disfonksiyonel Rahim kanamaları olan hastalarda FSH, prolactin ve TSH hormone düzeylerine bakılması gerekmektedir. Ayrıca polikistik over sendromu araştırması yapılmalıdır. Ayrıca sonradan belirti veren doğuştan adrenal bezinin kalınlaşması durumu 17 OH progesterone hormone seviyesine bakılarak değerlendirilmelidir.

Uzun sureli düzensiz adet kanamaları olan hastalarda, 45 yaş üstü kadınlarda ve 90 kilo ve üzeri olan kadınlarda Rahim kalınlaşması ve Rahim kanseri tanılarını atlamamak için mutlaka rahimden biyopsi alınmalıdır. Endometrial biyopsi pipelle denilen alet ilede alınabilinir ve anestezi ihtiyacı duyulmaz. Ayrıca menopoz sonrası ultrasonda Rahim zarı kalınlığı 5 mm ve üzeri olanlarda mutlaka Rahim içinden biyopsi alınmalıdır.

Tedavi

Düzensiz adet kanamaları olan hastalarda tıbbi ve cerrahi tedavi şekilleri mevcuttur. Rahim iç tabakasında polip ve myom olan hastalarda histeroskopi çıkarma yöntemi önerilen tedavi şeklidir. Belirgim myom ve polip izlenmeyen hastalarda tıbbi tedavi uygun seçenektir. Tiroid hormon bozukluğu olan hastalarda gerekli hormone veya ilaç tedavileri adetlerin hızla düzelmesine neden olur. Adet düzensizliğinde en etkili ilaçlar doğum control hapları, adet miktarını azaltan ağrı kesiciler, progesterone hormone ve progesterone içeren Rahim içi araçlardır. Medikal tedaviye cevap vermeyen durumlarda veya belirgin büyüklükte myomu olan hastalarda cerrahi yöntemler seçilmelidir. Bu yöntemler sadece myomun alınmasından, rahmin alınmasına kadar ki bir aralığı kapsar. Tüm ameliyatların laparoskopik (kapalı) yöntem ile yapılabileceği ve tercih edilmesi gerektiği unutulmamalıdır.

Diğer Hizmetlerimiz